Shop Forum More Submit  Join Login
×
"dunyayi degistiremedik ama dunya da bizi degistiremedi..."
Tanrı ne zaman önüme bir sınav kağıdı koysa,

yasak bir elma çiziyorum...





devamı merdumgiriz.blogspot.com ' da..
kapadim gözlerimi
cektim perdelerini evimin.
bu gece
görmek istemiyorum hic bir rengini
hic bir caddesini
sehrimin.

önsevismede kullanilip cöpe atilan kadinlardan sonra
irzina geciliyor sokaklarina caddelerine
sehrimin..

hayir hayir,
cagirmayin beni yirmi ücü elli dokuz gece atilan
havai fisek gösterilerine.

tanri yudumlayip sarabini, seyrederken olanlari gökyüzünde keyifle
ortak olamam bu olan bitene


hic bir cocuk ölüsünün ardindan
havai fisek atilmamali gökyüzünde..
tecavüzle biten hic bir filmin
kutlama yapilamaz son sahnesine
hic bir sehirde..

detone olsa da beynim,
hüzün caliyorum
kalbimdeki do sesiyle
yüregime,
aglayarak gecer belki yeni acilar diye
aglayarak giriyorum bu eski yila
inadina
ve
titreye titreye.

bu havai fisekler
bu cigliklar...

kutlamalar basladi iste!

hoş geldin orgazm
tecavüzün kutlu olsun..


erdalmutluer
kimisine kimsesiz
kimi için de çok sessiz
bir gecenin,
uğultusu kendine düşman
gecikmiş konuşmaların
ihtimalsizliği yine kendine pişman,
yorgun, üzgün
ve biraz da varolmamış kadınlardaki
varolmayan gizeme hayran,
yorgun, üzgün bir adam.

kim getirebilir
bu düzensiz aşık olmaların
düzensiz kayboluşlarının
düzensiz acılarını geriye,
kim söyleyebilir
hiç olmadığını aşkların
hiç yaşanmadığını sevişmelerin
ve
hiç ölmediğini
biz sevişirken,
masum çocukların?

bak olmadı, yine kızdım kendime
nedir bu şairlerden çektiğim,
inadına mı yazıyorlar bu denli
acıları,
yüzleşelim diye mi
söyleyemediğimiz suçlarımızı.

sahi;
kim getirebilir
zamansız aşık olmaların
zamansız kayboluşlarının
hiç yaşanmamış sevişmelerini geriye?
kim itiraf edebilir
tüm aşkların
hayatı biraz daha sevişilebilir kılması
için olduğunu
kendine?


ve şimdi;
kendisini
işareti olmayan bir soru cümlesinin
piçliği gibi hissetmektedir
şairiniz.

haydi, söyleyin
hiç olmadığını bildiğimiz halde,

aşk dedikleri ruh orgazmından
hangimiz kaçabiliriz ?




mayıs'09

erdalmutluer
kimisine kimsesiz
kimi için de çok sessiz
bir gecenin,
uğultusu kendine düşman
gecikmiş konuşmaların
ihtimalsizliği yine kendine pişman,
yorgun, üzgün
ve biraz da varolmamış kadınlardaki
varolmayan gizeme hayran,
yorgun, üzgün bir adam.

kim getirebilir
bu düzensiz aşık olmaların
düzensiz kayboluşlarının
düzensiz acılarını geriye,
kim söyleyebilir
hiç olmadığını aşkların
hiç yaşanmadığını sevişmelerin
ve
hiç ölmediğini
biz sevişirken,
masum çocukların?

bak olmadı, yine kızdım kendime
nedir bu şairlerden çektiğim,
inadına mı yazıyorlar bu denli
acıları,
yüzleşelim diye mi
söyleyemediğimiz suçlarımızı.

sahi;
kim getirebilir
zamansız aşık olmaların
zamansız kayboluşlarının
hiç yaşanmamış sevişmelerini geriye?
kim itiraf edebilir
tüm aşkların
hayatı biraz daha sevişilebilir kılması
için olduğunu
kendine?


ve şimdi;
kendisini
işareti olmayan bir soru cümlesinin
piçliği gibi hissetmektedir
şairiniz.

haydi, söyleyin
hiç olmadığını bildiğimiz halde,

aşk dedikleri ruh orgazmından
hangimiz kaçabiliriz ?




mayıs'09

erdalmutluer
www.merdumgiriz.blogspot.com